ASIMO kendini aştı
İnsansı robot üretme çabalarını 1986 yılından beri sürdüren Honda mühendislerinin geliştirdiği 'ASIMO' isimli robotun son versiyonu, Honda'nın Tokyo'da bulunan ARGE merkezinde basına tanıtıldı.
İnsanlara yardımcı olması için tasarlanan ASIMO, yeni özellikleriyle büyük ilgi gördü. İnsanlarla konuşabilen, yüzlerini tanıyabilen ASIMO, aynı anda üç ayrı sesi birbirinden ayırarak cevap verebiliyor. Ellerini rahatlıkla kullanabilen ASIMO, yuvarlak cisimleri kavrayabiliyor, bardakları birbirine boşaltabiliyor. Hareketlere tepki veren ASIMO'nun en önemli özelliklerinden biri de işaret diliyle konuşarak işitme engellilerle iletişim kurabilmesi.
Ağırlığı 48 kilogram boyu 1 metre 30 santim olan ASIMO, yürürken önüne çıkan engellerde yolunu değiştirebiliyor, ileri, geri ve yanlara seri bir şekilde ilerleyebiliyor. Merdiven de çıkabilen ASIMO, olduğu yerde kendi etrafında da rahatlıkla dönebiliyor.
Elektrik enerjisiyle çalışan ASIMO, pilleri azaldığında oluşturulan istasyona gelerek kendini şarj edebiliyor.
Dünyanın en gelişmiş insansı robotu olarak değerlendirilen ASIMO, şimdi artık olduğu yerde dengesini kaybetmeden seri şekilde zıplayabiliyor. Ayrıca futbol topuyla oynayabilen ASIMO, büyük bir ustalıkla şut da atabiliyor.
Şu anda satışı düşünülmeyen ASIMO'nun Honda tarafından belirlenecek evlerde aileler tarafından deneme amaçlı kullanılması planlanıyor.
ASIMO'nun yapılacak bu denemelerde başarılı olması halinde gelecek dönemde seri üretimine geçilerek piyasaya çıkarılması hedefleniyor.
Honda firması ASIMO'nun yanı sıra Fukuşima Nükleer Santralında yaşanan felaket gibi durumlarda kullanmak amacıyla çok fonksiyonlu robot kol üzerinde de çalışmalar yürütüyor. Böylece bu tür felaketlerde insanların girmesinin riskli olduğu bölgelere bu robot kol yardımıyla ulaşılabilmesi hedefleniyor.
Aklımızda tutmakta zorlandığımız onlarca şifreden nihayet kurtuluyoruz,
yakında şifrenin yerini göz alacak.
IBM'den David Nahamoo'nun öngörüsüne göre 5 yıl içinde şifrelere ihtiyaç kalmayacak ve bugün şifre girerek kullandığımız birçok şeyi gözümüzle açabileceğiz.
Her insanın kendine özgü biyometrik kimliği olduğuna dikkat çeken Nahamoo, bugün için günlük hayatta bu teknolojinin yaygın bir şekilde kullanılmadığını; ancak 5 yıl sonra iPad'lerden, video oyunlarına ve hatta arabalara kadar birçok alanda biyometrik kimliğin yoğun bir şekilde kullanılacağını kaydetti.
GÖZÜNÜZ ŞİFRENİZ OLACAK
Hürriyet'in haberine göre; Android 4'ün ortaya çıkmasıyla beraber yüz tanıma teknolojisinin de cep telefonlarında yaygın bir şekilde kullanılması bekleniyor.
Bu sayede şifre girerek telefonlarını açmak yerine, kullanıcılar gözleriyle aynı işlemi gerçekleştirebilecek.
Facebook, neredeyse bulunduğu her ülkede birinci sırada. Ancak Çin, Rusya, Brezilya, Polonya, Güney Kore ve Vietnam GİBİ bazı ülkelerde birinciliği yerel sosyal ağlara kaptırmış durumda.
comScore verilerine göre, Facebook’un birinciliğini rakibi Twitter’a kaptırdığı tek ülke ise Japonya.
Japonya kullanıcı profili açısından da dünyanın geneline göre oldukça farklı bir yapıya sahip. Çünkü orada oyun tabanlı mobil sosyal ağlar da Twitter ve Facabook’tan daha popüler.
Kablosuz internette korkutan açık
Evinizde kablosuz ağ destekli bir modeminiz veya yönlendiriciniz varsa ve ağa yeni katılan kablosuz ağları eklemek için cihazların WPS (WiFi Protected Setup) özelliğini kullanıyorsanız risk altında olabilirsiniz.
ABD Bilgisayar Acil Durum Hazırlık Takımı (US-CERT) bu hafta yaptığı bir uyarıda WPS sisteminde bulunan bir açık dolayısı ile saldırganların kablosuz ağ şifrenizi ele geçirebileceğini bildirdi.
WPS protokolü, kablosuz ağlar konusunda tecrübesiz kullanıcıların cihazlarını ağa kolayca dahil edebilmesini sağlayan bir özellik. Fakat protokoldeki PIN doğrulama sisteminde yer alan bir tasarım hatası yüzünden saldırganlar, doğru PIN'i elde edebilmek için gereken brute-force saldırısının süresini büyük oranda azaltabiliyorlar. Hata sayesinde saldırganlar sekiz haneden oluşan PIN'in ilk dört hanesinin ne zaman doğru olduğunu kolayca anlayabiliyorlar.
Hürriyet'in haberine göre; Belirli sayıda yanlış PIN girişinden sonra sistemin gerekli kilit mekanizmasına sahip olmaması yüzünden bazı yönlendiriciler brute-force saldırısına karşı korumasız kalıyorlar.
Söz konusu açık için şu anda herhangi bir çözüm yok. Kullanıcıların şimdilik WPS özelliğini devre dışı bırakması ve WPA şifreleme kullanması tavsiye ediliyor. Konu hakkında üreticilerden de herhangi bir açıklama yok ancak yönlendiriciniz veya modeminiz için yeni bir Firmware sürümü çıktığında güncellemeniz güvenliğinizi artırabilir.
Telefonlar beynimizi okuyacak!
IBM her yıl sonunda düzenli olarak çıkardığı gelecek beş yılın öngörülerinde yine yaşamı değiştirecek, gezegeni daha akıllı hale getirecek teknolojilerden söz ediyor.
IBM’in teknolojinin geleceği öngörülerinde şifreler yerine biyometrik sistemlerin kullanılacağı, dijital ayrımının ortadan kalkacağı ve akıllı telefonların zihnimizi okuyacağı yer alıyor. Hem de bunların 2016’ya kadar gerçekleşeceği savunuluyor.
Akıl okuyan telefonlar: IBM’in öngörülerine göre, EKG teknolojisinin getirdikleri ve diğer alıcılar yardımıyla akıllı telefon gibi cihazlar doğrudan zihinsel komutları algılayabilecek. Kullanıcılar birini aramak ya da bilgisayar ekranındaki fare imlecini oynatmak istediğinde sadece düşünerek bu işlemi gerçekleştirebilecek.
BTnet.com.tr'de yer alan habere göre IBM, ‘zihin okuma’ teknolojisi, özellikle yüz tanıma sistemleriyle bir araya gelerek oyun ve eğlence sektörünün en önemli parçası haline gelecek. İleride akıllı telefonların zihin okumasıyla birlikte kullanıcıların rüyalarında birilerini araması ya da farklı işlemler yapması gibi ilginç yenilikleri de beraberinde getirebilir.
Biyometrik kimliklendirme: Şu anda ATM’ler ve kişisel bilgisayarların üzerinde kullanmaya başladığımız biyometrik çözümler artacak. Retina ve ses taraması yaygınlaşırken, doğrudan DNA doğrulaması bile mümkün olabilecek. Artık şifre hatırlamak yerine sadece orada bulunmak kullanıcılar için yeterli olacak.
Dijital ayrım ortadan kalkacak: Şirketin yaptığı öngörülere göre, dünyadaki tüm insanların internet ve dijital teknolojilerin kullanımı konusundaki uçurum ortadan kalkacak. Yani gelişmiş ve zengin ülkelerdeki internet ve teknoloji kullanımı tüm ülkelere sirayet edecek. Buna gerekçe olarak da gelişmekte olan piyasa ve ülkelerin internete hızla adapte olması, mobil cihaz kullanımının artması gösteriliyor.
IBM araştırmacılarına göre, dünya çapında 5.6 milyar mobil cihaz satılacak ve dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80’i internete bağlı hale gelecek. Kişisel bir yorum olarak bu öngörünün 2016’da gerçekleşebileceğinden biraz ümitsizim. Zira dünyanın birçok yerinde henüz internet ile tanışmamış önemli kitleler yaşıyor.
İstenmeyen mesajlar ve reklamlar hedefli hale gelecek: Hedefli reklamlar günümüzde de kullanılıyor ancak şirketin öngörülerine göre çok daha başarılı ve kişiselleştirilmiş reklam karşımızda olacak. Bunun yanında istenmeyen mesaj filtreleri de oldukça karmaşık bir yapıya bürünerek istenmeyen mesajları engelleyecek. Hedefli reklamların filtreye takılmaması için oldukça geliştirilmesi bekleniyor.
İnsan gücü: Öngörüler arasında son olarak insanın ürettiği enerjinin taşınabilir cihazlara aktarılması yer alıyor. Yürürken, koşarken, bisiklete binerken ya da diğer günlük aktiviteler sırasında kullanılan cihazlar şarj edilecek. Yeni teknolojiler sayesinde sadece taşınabilir cihazlar değil, kinetik enerjinin depolanmasıyla birlikte ev ve ofislerde de kinetik enerjiden yararlanılabilecek. Örneğin, IBM’in İrlanda’da yürüttüğü projede okyanustaki dalgalardan enerji elde etmeye çalıştığı biliniyor.
Telefon radyasyonundan koruyor
Radyasyondan koruma özelliği olan Pulse Clean, İTÜ ve TÜBİTAK'tan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nden de bilimsel rapor aldı. Pulse Clean, bu raporları alan tek ürün. Gilbo Dış Ticaret'in Türkiye Distribütörlüğü'nü yaptığı Japon markası olan ve radyasyondan koruyucu özelliği bulunan Pulse Clean, İstanbul Teknik Üniversitesi ve TUBİTAK'tan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nden de onay aldı.
Türkiye'de radyasyondan koruyucu özelliği için İTÜ, TÜBİTAK ve Boğaziçi Üniversitesi'nden onayları almış tek ürün olma özelliğini koruyan Pulse Clean, sağlıklı iyonlar olarak da bilinen Hydroxyl iyonlarını bulunduğu çevreye yayarak pozitif iyon radyasyonunu nötralize ediyor.
Günümüzde radyasyonun neden olduğu hastalıklardan mağdur olan çok sayıda kişi olduğunu belirten Gilbo Dış Ticaret Müdürü Mehmet Halit Calayır, Pulse Clean'in radyasyonun etkilerini en aza indirdiğini söyledi.
iPhone'a Facebook darbesi
iPhone, 'beni kolay kolay kimse geçemez' dediği bir alanda daha koltuğu Android'e kaptırdı.
iPhone ve Android arasındaki rekabet uzun bir süredir devam ediyor. Bu seferki rekabet alanıysa Facebook.
Android üzerinden Facebook kullanan ortalama 58.3 milyon günlük kullanıcı bulunuyorken, bu rakam iPhone tarafında 57.4 milyon olarak belirlendi. iPhone'dan tam bir yıl sonra, Eylül 2009'da piyasaya çıkan Android Facebook uygulaması, görünüşe göre Android kullanıcıları tarafından daha fazla kullanılıyor. Tabi Android kullanıcı sayısının iPhone'a göre fazla olduğu gerçeği de unutulmamalı.
Nitekim AppData tarafından yapılan araştırmaların sonucunda ortaya çıkan bu rakamlara bir de günlük veriler eklenince işin boyutu bir hayli değişiyor. Çünkü Android üzerinden Facebook'a yapılan girişlere günlük olarak bakıldığında, Facebook'a giren kullanıcıların yüzde 68.2'sinin Android işletim sistemi kullandığı net bir şekilde ortaya çıktı.
Milliyet'in aktardığı habere göre iPhone'nun tamamen lider olduğu Facebook alanında bir anda ikinci sıraya düşmesindeki en büyük sebep, Google'ın her gün ortalama 550 bin Android cihazı kullanıma geçirmesi.
Dünyanın en hafif malzemesi
ABD'de bir grup mühendis dünyanın en hafif malzemesini üretti.
Kaliforniya Üniversitesi, HRL Laboratuarları ve Kaliforniya Teknik Enstitüsü'nün ortaklaşa yaptığı araştırmanın sonuçları Bilim dergisinin son sayısında yayınlandı. Malzeme "muazzam bir enerji soğurma kapasitesine" sahip...
Araştırmacılar plastik köpükten 100 kez daha haffi olan bu malzemenin yeni nesil bataryalar, amortisörler, ısı ve ses yalıtımı da dahil pek çok alanda kullanılabileceğini söylüyor.
KILDAN BİN KAT İNCE
Doktor Tobias Schaedler "İşin sırrı, içi boş tüpleri insan saçından bin kez daha ince bir kafes oluşturacak şekilde örmekte" diyor. Sonuçta ortaya çıkan metal mikro-kafes malzemenin özgül ağırlığı santimetreküp başına 0,9 miligram.
Buna karşılık dünyanın en hafif katı maddesi olarak bilinen silisten yapılma havalı peltenin özgül ağırlığı, santimetreküp başına bir miligram.
10 BİNDE BİRİ KATI
Yeni malzemenin hafiflik avantajı %99,99'unun hava, %0,01'inin ise katı malzemelerden oluşmasından ileri geliyor. Malzeme dayanıklı olmasını ise kafes şeklindeki düzenli tasarımına borçlu.
Bugüne dek kullanılan diğer ultra hafif malzemeler, örneğin havalı pelte ve metal köpükler, düzensiz yapılara sahip. Bu da hammaddeleri olan malzemeden daha yumuşak, dayanıksız, enerji ememeyen ve daha az iletken yapıda olmalarına yol açıyor.
EYFEL KULESİNDEN İLHAM ALDILAR
HRL Laboratuarları'ndan William Carter, bazı mimari harikalarda kullanılan prensibin aynısını kullandıklarını söyledi ve "Eyfel Kulesi ile Golden Gate Köprüsü'nü örnek verebileceğimiz modern binalar mimarileri sayesinde son derece hafif. Biz de bu kavramı nano ve mikro düzeye taşıyarak hafif malzemelerde devrim yaptık" diye konuştu.
3D yazıcı endüstrisinin öncü firmalarından Objet Geometries Ltd. yönetilebilir maliyetler ve boyutlarıyla ofislerde de kullanılabilir, sessiz ve kolay dolumlu ve dünyada ilk kez çoklu materyal kullanabilen 3D printer (üç boyutlu modelleyici) Objet260 Connex‘i tanıttı.
Patentli inkjet 3D printing teknolojisini kullanan cihaz 60’a yakın farklı malzeme arasından seçilebilecek iki tanesini aynı anda işleyebiliyor. Bu iki farklı malzemenin bileşiminden, tek bir baskıda yumuşak kauçuktan, sert, şeffaf plastiğe kadar değişik mekanik özelliklere sahip 14 farklı materyalistik özelliğin renk ve gölgeleme dahil aynı anda simüle edilebilmesi mümkün oluyor.
16 mikron katman kalınlığında yüksek hassasiyetli ölçeklendirme ile basılan farklı parçalar orijinal tasarıma uygun olarak birleştirilip kompleks ve fonksiyonel (çalışır) prototipler haline getiriliyor. Böylece ürünlerin ön görünüm ve performanslarının çok daha kısa süreler içinde kontrolünü mümkün kılarak tasarımcı ve mühendislerin geliştirme çalışmalarının önünü açıyor, maliyetleri düşürüyor.
.
Bazı Teknik Özellikler
Model boyutları –net- 260 x 260 x 200 mm.
Model çözünürlüğü
X-axis 600 dpi
Y-axis 600 dpi
Z-axis 1600 dpi
Baskı modları
Digital Material (DM): 30 mikron
High Quality (HQ) 16 micron
High Speed (HS) 30 micron
Ağırlık 264 KG
Cepte dev işbirliği!
Evrensel Hizmet Fonu kapsamında 3 operatör el sıkıştı,
'cep'te kapsama alanı dışında yer kalmayacak
GSM sektörünün 3 oyuncusu, cep telefonunun çalışmadığı 2 bin 128 yerleşim yerinin de hizmet ağına dahil edilmesi için el sıkıştı. Böylece 500 kişinin altındaki yerleşim yerleri de kapsama alanına alınmış oldu. Toplam 200 milyon liraya mal olacak projede, söz konusu yerler operatörler arasında paylaştırılacak, her bölgeye tek bir altyapı kurulacak. 3 şirket de sadece bu bölgeyle sınırlı olmak üzere birbirlerinin altyapısını kullanmak suretiyle hizmet verecek.
Evrensel Hizmet Fonu kapsamında, nüfusu 500'den az olan ve GSM kapsama alanında bulunmayan 2 bin 128 yerleşim yerine GSM hizmeti götürülmesi amacıyla Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile GSM Operatörleri Turkcell, Vodafone ve Avea arasında imza töreni Çırağan Sarayı'nda yapıldı. Törene; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, BTK Başkanı Tayfun Acarer, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Vodafone Türkiye Genel Müdürü Serpil Timuray ve Avea Genel Müdürü Erkan Akdemir katıldı.